7338 SAYILI VERGİ USUL KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANDI
26/10/2021
1 Ekim 2021 tarihi itibariyle TBMM’nin gündemine sunulan “7338 Sayılı Vergi Usul Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’’ teklifi, 14 Ekim 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmiş ve bugün (26/10/2021) itibariyle Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
63 Maddeden oluşan bu kanun ile başta Gelir Vergisi Kanunu ve Vergi Usul Kanunu olmak üzere vergi mevzuatında önemli düzenlemelere gidilmiş olup, yazımızın devamında bu düzenlemelerle ilgili genel bilgilendirmemiz mevcuttur.
A) 193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNU’NA İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER
1) Basit Usulde Vergilendirilen Mükelleflerin Kazançları Gelir Vergisinden İstisna Edilecektir.
İşbu düzenleme uyarınca, Gelir Vergisi Kanunu’nun 47 ve 48. maddesinde düzenlenen basit usule tabi olmanın genel ve özel şartlarını karşılayan mükellef grubunun, basit usulde vergilendirilen ticari kazançları gelir vergisinden istisna tutulacaktır. Kanuna eklenecek mükerrer madde 20/A ile getirilen bu düzenleme, söz konusu mükelleflerin 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren elde ettikleri kazançlar için uygulanacaktır.
“Kanun’un genel gerekçesinde her ne kadar, çok sayıda mükellefin bu değişiklikten faydalanacak olmasına vurgu yapılmış olsa dahi, GVK’nin 47 ve 48. maddelerinde aranan şartların sağlanması bir hayli güç gözükmektedir. Bu nedenle, esasen bu şartları taşıyanlara önemli bir istisna tanıyacak olan işbu düzenlemenin pratikteki etkisinin ne olacağı tartışmaya açıktır.’’
2) Sosyal Medyada İçerik Üreticisi Olanlar ile Mobil Uygulama Geliştiricilerinin Kazançları Stopaj Yoluyla Vergilendirilecektir.
Bu kapsamda yer alan kişilerden, sosyal medyada içerik üretme ve mobil uygulama geliştirme yoluyla elde ettikleri kazançlar GVK’nın 103. maddesinde düzenlenen tarifenin dördüncü gelir diliminde öngörülen tutarı aşmayanların, bu yollarla elde ettikleri kazançlar gelir vergisinden istisna tutulacaktır. GVK mükerrer madde 20/B olarak getirilen bu düzenlemeye göre, bu istisnadan yararlanmak isteyen mükellefler, ilgili faaliyetler sonucu elde edecekleri hasılatın tamamını Türkiye’de kurulu bankalardan birinde açtığı hesaba yatırmalıdır. Yatırılan bu tutarlar üzerinden %15 oranında stopaj yapılarak, mükelleflerin vergilendirilmesi sağlanacaktır. Ayrıca kazançları bu yolla vergilendirilen mükelleflerin GVK’nin 94. maddesi kapsamında tevkifat yapma yükümlülüğü olmadığı öngörülmüştür. İşbu düzenleme, ilgili mükelleflerin 1 Ocak 2022 tarihinden sonraki kazançları için uygulama bulacaktır.
Söz konusu düzenleme ile daha öncesinde haklarında bir düzenleme bulunmayan bu mükelleflerin, ne şekilde vergilendirilecekleri de netlik kazanmaktadır.
3) Çiftçilere Yapılan Destek Ödemeleri Gelir Vergisinden Muaf Tutulmaktadır.
Kamu kurum ve kuruluşları tarafından çiftçilere yapılan tarımsal destekleme ödemeleri gelir vergisinden istisna tutulacaktır. Kanun’un mükerrer 20/C maddesi ile getirilmen bu düzenlemeye göre, söz konusu ödemelerin stopaj yoluyla vergilendirilmesinin de önüne geçilmektedir.
4) Gelir Vergisi Beyannamesi Verilmesine İlişkin Süre 1 Ay Öne Çekilmektedir ve Dördüncü Geçici Vergilendirme Dönemi Kaldırılmaktadır.
Buna göre, GVK’nin 92. maddesine göre, Mart ayının başından yirmi beşinci günü akşamına kadar olan yıllık beyanname verme dönemi, Şubat ayının başından yirmi beşinci günü akşamına çekilmektedir. Vergi ödemelerinin taksitlendirilmesi ise mart ve temmuz aylarında olmak üzere iki taksit şeklinde düzenlenmektedir.
Bu düzenlemeye paralel olarak, mükelleflerin geçici vergi beyanlarını cari vergilendirme döneminin ilk dokuz ayında, üçer aylık dönemler halinde verebileceği, ancak dönemin son çeyreğinde geçici vergi beyanında bulunulamayacağı öngörülmüştür.
Yine kurumlar vergisine ilişkin yıllık beyanname verme dönemi de nisan ayından mart ayına çekilmekte ve dönemin son çeyreğinde geçici vergi beyanında bulunulamayacağı düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler, ilk olarak 2022 yılına ait kazançlar için uygulama bulacaktır.
5) Vergiye Uyumlu Mükelleflerin Vergi İndiriminden Yararlanma Şartları Hafifletilmektedir.
GVK m. 121 uyarınca, vergiye uyumlu mükelleflerin ödeyecekleri gelir veya kurumlar vergisinde %5 indirim uygulanmasına ilişkin şartlardan biri de indirime dayanak teşkil eden beyannamenin yapıldığı yıl ve önceki iki yılda beyana tabi vergilere ilişkin ikmalen, re’sen veya idarece yapılan bir tarhiyat bulunmamasıdır. İşbu düzenleme ile indirimden faydalanabilmek için söz konusu tarhiyatların bulunmaması şartı, bunların kesinleşmemiş olması şeklinde değiştirilmektedir. Buna göre, tarhiyatın mükellefin indirimden yararlanmasından sonra kesinleşmesi durumunda dahi, mükellefin yararlandığı indirim muhafaza edilecektir. İşbu düzenleme 2021 yılı itibariyle verilen beyannamelere ilişkin olarak uygulanacaktır.
B) 213 SAYILI VERGİ USUL KANUNU’NA İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER
1) Fiziki Ortamdan Bağımsız Şekilde Elektronik Vergi Daireleri Kurulacaktır.
Elektronik ortamda vergi daireleri kurulması ve bunların diğer vergi dairelerinin şubeleri olarak belirlenmesi suretiyle mükelleflere ilişkin hizmetlerin daha hızlı ve etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Elektronik vergi dairelerince yapılacak işlemlere kapsamına ilişkin düzenleme yapma yetkisi Hazine ve Maliye Bakanlığı’na verilmiştir.
2) Vergi Mahremiyeti Kuralı Genişletilmiştir.
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın faaliyet alanında hizmet alımı yoluyla çalıştırılanlar, bunların ortakları ve yöneticileri de VUK m. 5’te düzenlenen “Vergi Mahremiyeti”ne uymak zorunda olacaklar.
3) Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşlarına Tebligatlar ve İlan Yolu ile Yapılan Tebligatlarda Düzenlemeler Yapılmıştır.
VUK’a eklenecek 97. madde ile yurtdışında bulunan Türk vatandaşlarına tebliğ olunacak belgeler, Gelir İdaresi Başkanlığı’na gönderilmeksizin, doğrudan vergi dairesi başkanlıkları veya defterdarlıklar tarafından yurtdışı temsilciliklerine gönderilebilecek.
Vergi ve vergi cezalarından, her biri 3.600 TL’nin üzerinde olanlar, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı vergi daireleri açısından Gelir İdare Başkanlığı, diğer vergi daireleri için ise ilgili idarenin internet sitesinden ilan edilecek. Buna göre, internet sitesinden paylaşımın yapıldığı günü takip eden 15’inci günün sonunda, ilan yapılmış sayılacaktır.
4) Vergi İncelemesinin Yapılacağı Yere ve Zamana İlişkin Esas Yer Değiştirilmiştir.
VUK’un 139. maddesinde vergi incelemesinin yapılacağı yer, vergi dairesi olarak değiştirilmiştir. Buna göre, vergi incelemesinin mükellefin iş yerinde yapılması, iş yerinin inceleme için müsait olması ve mükellefin bu yöndeki talebine bağlı tutulmuştur.
VUK’un 140. madde 2. Fıkrasında yapılan değişiklik ile vergi incelemesinin, mükellefin de imzasının bulunduğu başlama tutanağının düzenlenmesi ile başladığı kuralı nezdinde inceleme yapılan kişiye incelemeye ilişkin bir yazı verildiği an olarak değiştirilmiştir. Süre başlangıcının mükellefin imza atabilmesine bağlı olan tutanak yerine, inceleme elemanı tarafından yazılacak yazıya bağlanması ile incelemelerin çok daha hızlı ve etkin bir şekilde gerçekleştirilebilmesi planlanmaktadır.
5) Vergi Hatalarının Düzeltecek Vergi Dairesine İlişkin Gelir İdaresi Başkanlığı’na Yetki Verilmektedir.
VUK’un 120. maddesinde değişiklik yapılarak, mükerrer ödemeden kaynaklanan veya düşük tutarlı vergilere ilişkin olan olağan işlemlerde, işlemin yapıldığı dönemde mükellefin bağlı olduğu vergi dairesinin yanında diğer vergi dairelerinin de yetkili kılınması konusunda Gelir İdaresi Başkanlığı’na yetki verilmektedir. Böylelikle, yer değişikliği gibi nedenlerle bağlı olunan vergi dairesinin değişmesi durumunda düzeltme işlemlerine ilişkin karışıklıkların meydana gelmesinin önlenmesi amaçlanmaktadır.
6) Kamu Kurum ve Kuruluşları Tarafından Yapılan Bildirimler Mükellef Tarafından Yapılmış Kabul Edilecektir.
VUK’a eklenecek 170/A maddesi ile, mükelleflerin VUK uyarınca Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bildirmeye mecbur olduğu bilgilerin, kamu kurum ve kuruluşları tarafından yazılı veya elektronik ortamda bildirilmesi durumunda, Bakanlık bu bildirimleri mükellefler tarafından yapılmış saymaya yetkili kılınmaktadır.
7) Elektronik Defter ve Belgelere İlişkin Düzenlemeler Yapılmıştır.
VUK’un mevcut halinde, elektronik ortamda tutulan defterlerin tasdikine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktaydı. Kanun’a eklenecek 226/A maddesi ile elektronik ortamda tutulan defterler için berat alınması veya defterin onaylanması ile defter tasdik ettirilmiş sayılacaktır.
Yine VUK’un 227. maddesine ekleme yapılarak, bu Kanun uyarınca mükelleflerin kullanma mecburiyeti bulunan belgelerin öngörülen zorunlu bilgileri içermemesi durumunda hiç düzenlenmemiş sayılması hükmü kapsamına, elektronik belgeler de dahil edilmektedir. Buna göre elektronik belgelerin öngörülen zorunlu unsurları içermemesi halinde VUK’un 353. maddesinde düzenlenen özel usulsüzlük cezası uygulanacaktır.
8) Şüpheli Alacak Sayılan, Dava ve İcra Takibine Değmeyecek Derecede Küçük Alacakların Tutarı 3.000 TL Olarak Belirlenmektedir.
VUK’un 323. maddesinde ‘’Şüpheli Alacaklar’’, haklarında malvarlığı pasifinde karşılık ayrılabilecek alacaklar şüpheli alacaklar olarak tanımlanmıştır. Bir alacağın bu kapsamda olabilmesi için, dava veya icra safhasında bulunması veyahut alacaklı ikazına rağmen ödenmeyen ve dava ya da icra takibine değmeyecek derecede küçük bir alacak olması gerekmektedir. Bu düzenlemedeki ‘’dava ya da icra takibine değmeyecek derecede küçük’’ ifadesi bir belirsizliğe yol açtığından, 3.000 TL’yi geçmeyen alacakların küçük alacak olduğu öngörülmektedir.
9) Vergi Cezalarının Tekerrürü Durumunda Eklenecek Cezanın Üst Sınır Yeniden Tespit Edilmektedir.
VUK’un 339. maddesinin mevcut düzenlemesinde, cezanın kesinleştiği tarihten başlamak üzere vergi zıyaı cezalarında beşinci yılın ve usulsüzlük cezalarında ikinci yılın içinde bulunduğu takvim yılının sonuna kadar aynı cezaların kesilmesi durumunda verilecek tekerrür sebebiyle yapılacak artırıma ilişkin bir üst sınır bulunmamaktadır. İşbu maddede yapılan yeni düzenleme ile cezada ölçülülük ilkesine uygun olarak, tekerrür nedeniyle yapılacak artırım, hakkında artırım yapılan cezadan fazla olamayacaktır. Buna göre, belirlenen bu üst sınıra uygun olarak, tekerrüre neden olan vergi zıyaı cezasının %50’si, usulsüzlük cezasının %25’i mevcut cezaya uygulanarak artırım yapılacaktır.
10) 5.000 TL üzerindeki Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük Cezaları Tarhiyat Öncesi ve Sonrası Uzlaşmaya Konu Edilebilir Hale Gelmektedir.
VUK’un Ek 1. maddesindeki mevcut düzenlemede, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına ilişkin uzlaşma ve tarhiyat öncesi uzlaşma mümkün değilken, yeni getirilen düzenleme ile birlikte 5.000 TL ve üzerinde olan cezalar da uzlaşma kapsamına alınmıştır. Bunun yanında, VUK m. 376/1’de düzenlenen uzlaşma indiriminden, 5.000 TL’yi aşmayan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için de faydalanılması ve indirim oranının %50 artırımlı olarak uygulanması öngörülmektedir.
11) Karşılıklı Anlaşma Usulüne İlişkin Yeni Düzenlemeler Getirilmektedir.
Türkiye’nin taraf olduğu Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları’nın tamamında karşılıklı anlaşma usulüne ilişkin hükümler yer almaktadır. Buna göre, söz konusu anlaşmanın tarafı devletlerinden birinde ikamet eden mükellef, diğer ülkede ya da her iki ülkede de hakkında vergiye ilişkin olarak yapılan işlemlerin, Türkiye ile diğer taraf ülke arasındaki anlaşmaya aykırı olduğunu düşünüyorsa, yetkili makamlara başvurarak karşılıklı anlaşma sürecini başlatabilmektedir. Mükellefin başvurusunun yetkili makamlarca uygun görülmesi halinde, kendisine başvurulan yetkili makam başvuruyu tek başına çözümleyebiliyorsa bu şekilde aksi halde, akit devlet yetkilileri ile diplomatik yazışmalar aracılığı ile bu başvuruyu çözüme ulaştırmaktadır.
Vergi Usul Kanunu’nun önceki düzenlemesinde yer almayan bu usul, yapılan yeni düzenleme ile kanuna getirilerek, iç hukukta uygulanması noktasında kanuni güvence altına alınmış olmaktadır.
Av. Dr. Filiz Askan & Stj. Av. Ali Ak