ÇEKTE İBRAZ SÜRELERİ AÇISINDAN 7226 SAYILI KANUN
Coronavirüs ( Covid-19) salgın hastalığının ülkemize etkilerini bir kısım hafifletmek adına yargı alanında da bazı düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemelerin başında 7226 sayılı kanun gelmektedir. Ancak acele ile yapılmış bu düzenleme çek ve ibraz süreleri bakımından oldukça karmaşık bir ifade ile kaleme alınmıştır. Sizlerce yapılacak olan işlem ve ticari faaliyetlerinizde aşağıda yazılı hususların göz önünde bulundurulmasının yararlı olacağı kanatindeyiz.
7226 Sayılı kanun geçici madde 1 “ Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden….” şeklindedir.
Maddede yazılı “ibraz” lafzından hareketle çekte ibraz sürelerinin durup durmadığına ilişkin olarak iki görüş bulunmaktadır.
Birinci görüş; ibrazdan kastın HMK md. 76, 217, 219,220 ve 222 md.lerinde bulunan delil ibrazı vb. ne ilişkin olduğunu ve çekte ibraz sürelerinin durmadığını ileri sürmektedir.
İkinci görüş ise çekte ibraz süresinin hak düşürücü süre olduğunu, hak düşürücü sürelerin de 7226 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesinde sayıldığını ve bu sebeple, çekte ibraz sürelerinin de hak düşürücü olması nedeniyle söz konusu madde kapsamında kaldığını savunarak çekte ibraz sürelerinin durduğunu ileri sürmektedir.
Çoğunluk ise bu noktada uygulamada ikinci görüşü yani çek ibraz sürelerinin durduğunu savunmakta olup uygulamada ticari hayat ve bankalarda çoğunluk işlemlerini birinci görüş yönünde sürdürmektedir. Bu görüş çerçevesinde yapılan değerlendirmeler şu şekildedir:
- “Çekte vade yoktur” kuralı, ülkemizde Çek Kanunu geçici m. 3/5 : “31/12/2020 tarihine kadar, üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir” ile -31.12.2020 tarihine kadar- geçici süreliğine de olsa askıya alınmıştır. Söz konusu düzenlemedeki üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ibrazının geçersiz olması esası, ibraz süresinin başlamasından önceki ibrazları da yasaklamaktadır. Bu çerçevede nasıl ki yasal ibraz süresi geçtikten sonra çekin tüm hukuki sonuçlarını doğuracak şekilde ibrazı mümkün değilse, bu ibraz süresi başlamadan önceki ibraz da mümkün değildir. O zaman ülkemizde şu anki güncel durum, tüm çeklerin ibraz sürelerinin durmuş ve anılan özel düzenlemedeki kurallar çerçevesinde 30.04.2020 tarihinden sonra yeniden işlemeye başlayacak olmasıdır. Takiben hamilin/alacaklının, Mart/Nisan tarihli çekleri evinden çıkmadan Mayıs ayı içerisinde de bankaya ibraz etmesi mümkündür ve bu tarihteki ibraz, süresi içinde yapılan ibrazdır. Buna göre muhatap bankanın 04.05.2020 tarihinden önce karşılığı bulunan çekleri dahi ödememesi, aynen iade etmesi ve karşılığı olmayan çeklerde de karşılıksız işlemi yapmaması gerekir. Aksine tutum, bankanın düzenleyene karşı sorumluluğunu doğurur.
Bu durumun ticaret hayatının silsilesi içinde sorunlara neden olacağı açıktır. Buna karşılık bir kısmın görüşü ivedilikle Çek Kanunu geçici m. 3/5’in yürürlükten kaldırılması yönündedir. Bu olasılıkta Çek Kanunu m. 3/8’deki orijinal sisteme dönülmüş olacak ve 7226 sayılı Kanun geçici m. 1 ile çekteki ibraz süreleri durmuş olsa da ibraz süresi öncesindeki/dışındaki ibraz geçersiz sayılmayacak, hesapta karşılık varsa bankanın ödeme yapma sorumluluğu söz konusu olacak ve ticari hayattaki olumsuz etkiler bir nebze olsun önlenebilecektir. Ancak bu olasılıkta da hesapta yeterli karşılık yoksa çek yasal ibraz süresi içinde ibraz edilmemiş olduğu için hamilin/alacaklının hukuki takip yapabilmesine olanak olmayacaktır. Keza bu şekilde ibraz günümüz ekonomik koşullarında ödeme yapan tarafı da zor durumda bırakabilecektir.
Sonuç olarak, coronavirüs (COVID – 19) nedeniyle hak kayıplarını önlemek amacıyla getirilen 7226 sayılı Kanun’un Geçici 1. Maddesi, olağanüstü koşullar, hızlı bir şekilde kaleme alınması ve kapsamının iyi belirlenememesi sebebiyle, çekte ibraz süreleri bakımından tam tersi sonuçlar doğurmaya gebe bir düzenlemedir. Çekin piyasada çok kullanılan bir araç olduğu nazara alındığında, düzenlemenin bu hali ile yarattığı belirsizliğin kanun koyucu tarafından derhal açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Av. Gamze BAY